PARKOMAT UYGULAMASI

PARKOMAT UYGULAMASI

Kapitalizmin başlangıçtan beri değişmeyen kuralı tüketim toplumu yaratmaktır.
Günlük hayatımızda bizi en çok etkileyen etmenlerin başında tüketimi pompalamaya yönelik faaliyetlerin olduğunu kolayca fark edersiniz.
“Eskiyi götür. Yeniyi getir. Şu kadar indirim yapıyoruz. Faiz oranı sıfır…” gibi her gün kampanya üstüne kampanya.
Elli yılı aşkındır. Toplu taşımacılığa nerede ise bir kuruş harcamadık. Harcamaya da gerek yok. Çünkü nerede ise her aileye bir otomobil temin ettik.
Bir düşünün akaryakıt, parça temini, boya, lastik, akla hayale gelmeyecek aksesuarlar.
Kapitalizmin holdingleri bize önce bir ürün pazarlıyor. Sonra biz kendi ellerimizle yıllarca onlardan yedek parça ve diğer mamulleri temin ediyoruz.Aslında çoğumuzun da farkında olmadığı bir bağımlılık zinciri oluşuyor.
Piyasaya ihtiyaçtan fazla otomobil sürülmesi ise park sorunu diye bir mefumu hayatımıza sokmuştur.
Beş, on dakikalık bir alışveriş yapacaksınız. Küçük bir fatura ödeyeceksiniz. Park bulmak nerede ise imkansız.Dolaşıyorsunuz dolaşıyorsunuz. Park yok.
Araç için bir çanta parayı gözümüz görmezde; otopark için ödeyeceğimiz üç beş kuruşu vermek hep bize zor gelir.
Belediye bir sokak ve bir caddede parkomat uygulaması başlattı. Uygulama izlediğim kadar oldukça başarılı. Sürücülerde, esnafta oldukça memnun.
Uygulama alanlarında ilk yarım saat için ücret ödemiyorsunuz. Sonraki bir saat için sembolik bir ücret ödüyorsunuz.
Uygulama alanlarına gittiğinizde göreceksiniz sizi strese sokan trafik kargaşası ortadan kalkmış.
Avrupada yıllardır başarı ile uygulanan bu ve benzer yöntemlerin diğer sokak ve caddeler içinde yaygınlaştırılmasını yöneticilerden bekliyoruz.
Ne diyelim Doğru uygulamayı alkışlıyoruz. Çalışan beyinlere ve ellere kolay gelsin.

ZEKİ TEZEL