POZİTİF AYRIMCILIK ve İMF

POZİTİF AYRIMCILIK ve İMF

Devletin tarifi son zamanlarda tartışılır hale gelmiştir. Her şey devlet için. Herşey insan için. Önce insan. Sılagonlaştırılan birbirine zıt bu cümleler son yıllarda bizim ülkemizde de anlamlı tartışma konularını teşkil etmektedir.
Çağdaş demokratik toplum anlayışı giderek daha fazla taraftar toplamış ve çekirdek yapıda önce insanın yeralması gerektiği kabul edilir olmuştur. Özetlersek bireyler aileyi, aile toplumu, toplumda sınırları belli devleti oluşturmaktadır. İnsan unsuru olmaksızın devlet kurulamayacağına göre asıl değerli varlık insandır. Devlet vatandaşlarını kul olarak görmekten vaz geçmeli; sahip olduğu tüm olanakları eşit vatandaşları için seferber etmelidir. Bu arada her toplumda sınıf olarak yeralan, yaşlı çocuk, kadın ve özürlüler fırsat eşitliğinden gereği gibi yararlanamadıklarından devletce korunması gereken gurupları oluşturmaktadır. Örneğin emsalleri ile aynı okula gidemeyen özürlü ya hiç eğitim olanağı bulmamakta yada ek harcamalarla doğal çevresinden uzakta eğitim almaktadır. Kavşaklara taşıt ve yayaların düzenli geçişi için yerleştirilen sinyalizisyon lanbaları görme özürlünün hiçbir işine yaramamaktadır. Spor tesisleri, kamuya açık, park, bahçe, asansör kenef, kültür salonu gibi yerlerden özürlülerin ya hiç yararlanma olanağı bulunmamakta yada diğer vatandaşlara göre pek sınırlı kalmaktadır.
Özet olarak belirttiğimiz gerekçe pozitif ayrımcılık anlayışını geliştirmiş; sosyal devlet anlayışı ile sembol edilen sistem çağdaş devletin en önemli unsuru haline gelmiştir.
Gelişmekte olan ülkeler katogorisinde yeralan ülkemizde örgütlü özürlü hareketi yıllarca mücadele etmiş ve bir çok alanda iğne ile kuyu kazar misali özürlüler pozitif ayrımcılık olanakları elde etmişlerdir.
Erken emeklilik, vergi istisnası, isdihdam kotaları, muhtaçlıkm maaşı, DDY., THY., bazı belediyelerin uyğuladıkları su bedel indirimleri ve toplu taşım araçlarından birçok yerde ücretsiz yararlanma olanakları bunların belli başlılarıdırlar.
Pozitif ayrımcılık ilkesine daha büyük anlam kazandırmayı hedefleyen Körler Federasyon’u üç yılı aşkındır ya özürlüye iş, yada işsizlik tazminatı adı altında bir kanpanya sürdürmektedir. Çok haklı gerekçelere dayanan mamafih ekonomik kırizlede bir okadar zor sürdürülen kanpanya hakettiği desteği alamamaktadır. Bilmeyenler için tekrarlarsak bu kanpanyanın özü 2022 Sayılı Yasa gereğince muhtaç yaşlı ve özürlülerin üçayda bir aldıkları 68.000.000 TL. maaşın hiç olmazsa ayda bir bu oranda alınmasını içermektedir. Ülke kıt kaynakları dikkate alınarak talep yalnız özürlülerle sınırlı tutulmuş; kapsama yaşlılar dahil edilmemiştir.
Kapsamlı, bütünlüklü, demokratik özürlüler hükümet yasa tasarısı ile birlikte hayata geçirilme olanağı yakalayan kanpanya İMF müdahalesi ile 09 Kasım 2001 günü süpriz şekilde rafa kaldırılmıştır. Yeni yıl özürlü umutlarını törpülemeden bu defada kamuda tüm indirimleri ortadan kaldıran yasa yürürlüğe girmiştir.
Yakın zamanda uzun tartışma ve tebkilere maruz kalacağını düşündüğümüz 4736 Kanun numaralı yasa Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmetlerin Tarife Değişikliği ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’dur. On maddelik yasanın bir ve dokuzuncu maddesi özürlüleri yakından ilgilendirmektedir.
Uzun birinci madde kamu kurum ve kuruluşları, iktisadi ve özelleşme kapsamına alınmış kuruluşlar ile bankaları kapsam alanına almaktadır. “Ticari işletme gereği” dışında anılan kuruluşların ücretsiz ve indirimli mal ve hizmet sunumları yasaklanmaktadır. Bu yasaklamada en küçük ayrıntı bile unutulmamaya çalışılmış; genelge gibi yönetsel tasarufla sağlanan haklarda kaldırılmıştır. Askeri darbelerin etkisimi yoksa saygıya binaen mi? Bilinmez yasanın etki alanından istiklal madalyası sahipleri, gaziler ve terörle mücadele kapsamında madur olan vatandaşlarımız çıkarılmışlardır.
Yetkili ve pek etkili görülen yasanın birinci maddesi, aynı yasanın 09. maddesi F/bendi gereğince yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. 08 Ocak 2002 Günü kabul edilen yasa halen yürürlüktetür.
Polis Devleti’nden Kanun Devleti’ne geçen ülkemiz; şimdilerde Hukuk Devleti’ne geçmenin sıkıntılarını yaşamaktadır.
Kanun Devleti’nde yasalar çabuk çıkarda yavaş sirayet eder. Bekleyin yakında bu yasanın etkilerini özürlüler yavaş, yavaş hissedecekler.
Hemen belirtelimki, yasanın iki iyi tarafı var.
Birincisi: Kendisi pek cimri olan hükümet belediyelere dilersen sen halen bonkör davranabilirsin diyor.
İkincisi: Ben genel anlamda tüm ücretsiz ve indirimli mal ve hizmet sunumunu kaldırdım ama Bakanlar Kurulu lüzumunu yapmaya müktedir olacaktır.
Ya! özürlü dostlar ve pozitif ayrımcılık lehtarları yine bize çarıkları giymek düştü. Bakanlar Kurulumuz İMF etki alanından kurtulursa bizim tebki alanımızda hakları yeniden elde edeceğiz. DDY ve THY olmaksızın ak günler ilerde. Saygılarımla.

Av. Zeki Tezel